Ana sayfa » Blockchain Uygulamalarında Zorluklar ve Riskler
Blockchain

Blockchain Uygulamalarında Zorluklar ve Riskler

Blockchain Uygulamalarında zorluklar ve Riskler

Blockchain Uygulamalarında zorluklar, teknolojisinin çözüm getirdiği problemi, yapısını, uygulamalarını ve platformlarını inceledik. Her ne kadar tüm bu bilgiler bizlere Blockchain teknolojisi sihirli bir değnek gibi gösterse de aslında her yeni teknoloji gibi Blockchain teknolojisi de gelişim aşamasında çeşitli riskler, zayıflıklar ve zorluklar içermektedir. Şimdi bu problemlere göz atacağız.

Dijital Dönüşüm Gereksinimi

Blockchain uygulamaları tarafından ortaya koyulan çözümler, merkezi yapıları ortadan kaldırarak veya yapılarında önemli ölçüde değişimlere yol açarak, mevcut sistemlerin işleyişinde ciddi dönüşümlere ihtiyaç duyar. Bu dönüşümün yapılabilmesi için öncelikle bu sürecin kabullenilmesi ve akabinde ciddi bir dönüşüm stratejisi oluşturularak eyleme geçilmesi gerekmektedir.

Blockchain Uygulamalarında zorluklar

Özel Anahtarların Saklanması

Blockchain Uygulamalarında zorluklar, Özellikle kripto para çözümlerinde kullanılan açık-özel anahtar yapısındaki özel anahtarın saklanması, sahibinin sorumluluğundadır. Sahibinin bir özel anahtarı kaybetmesi durumunda, son kullanıcının elinde şifrelenmiş işlemlerin sahipliğini doğrulayacak hiç bir bilgi kalmaz. Özel anahtarın başka bir kullanıcının eline geçmesi ise ilişkili varlıkların sahipliğini kaybetmek ile eşdeğer bir durumdur.

Bu gibi problemlerin oluşmasını engellemek amacı ile kullanıcıların anahtar verilerini koruyacak yeni aracı kurum yapılarının oluşması muhtemel bir gelişmedir. Bu sebeple farklı alternatif çözümler sunan kripto para cüzdan uygulamaları, servisleri ve donanımlarının sayısı her geçen gün artmaktadır. Ancak bu yapılar da beraberlerinde farklı güvenlik sorunlarını getirmektedir. Daha uzun vadede özel anahtarların biyometrik verilere bağlanması hedeflenmektedir.

Blockchain Uygulamaları

İşlem Performansı

Blockchain Uygulamalarında zorluklar, Blockchain platformları alternatif oluşturduğu bazı alanlarda halihazırda kullanılan çözümlere kıyasla daha düşük işlem performansı göstermektedir. Örneğin şu andaki yapısı ile Bitcoin’e ait Blockchain platformu saniyede ortalama 7 işlem gerçekleştirebilirken, modern kredi kartı platformları saniyede 7 ila 8 bin işlem gerçekleştirebilmektedir.

Yüksek Yatırım Gereksinimi

Blockchain Uygulamalarında zorluklar, işlem maliyetlerinde ve zaman kullanımında ciddi anlamda tasarruf sağlamaktadır, ancak başlangıçta gereken yüksek yatırım maliyetleri caydırıcı olabilmektedir. Burada açık kaynaklı platformlar ile testlere başlamak kolay görünse bile bu alanda henüz yeterince insan kaynağının olmaması, öğrenme sürecinin uzunluğu ve öngörülmeyen yazılım riskleri, toplam sahip olma maliyetini yükseltmektedir.

Enerji Tüketimi

Özellikle “Proof of Work” tipi mutabakat yapıları kullanan Blockchain platformları, şu anda ciddi bir enerji tüketimi ve dolaylı olarak karbon ayak izi etkisi doğurmaktadır. Bitcoin Blockchain ağında yeni blokların eklenmesi için madenciler tarafından harcanan işlem gücünün tükettiği elektrik, dünya üzerindeki bazı küçük ülkelerin tükettiği elektrik miktarını geçmiş durumdadır. Bu sebeple alternatif mutabakat yapılarının geliştirilmesi ve enerji tüketiminin azaltılması için pek çok çalışma yürütülmektedir.

Blockchain Uygulamaları

Sınırlı Teşvik “Proof of Work” tipi mutabakat yaklaşımı kullanan Açık Blockchain ağlarında yeni blokların üretilmesi için gerçekleştirilen madencilik işlemi, genel olarak teşvik sistemi ile beslenmektedir. Kripto para üretim miktarı sınırlı olan durumlarda teşvik sisteminin sonlanması ile birlikte burada oluşacak madenci davranış şekli konusunda kesin bir yargıya varmak şimdiden mümkün görünmemektedir.

Yazılım Hataları, Açıklar ve Siber Saldırılar

Blockchain Uygulamaları oldukça yeni bir teknolojidir, bundan dolayı şu anda kullanılan Blockchain platformları genel olarak “deney” olarak adlandırılmaktadır.

Teknoloji çok yeni olduğu için öngörülemeyen yazılım hataları siber saldırganlara davetiye çıkartmakta ve özellikle Açık Blockchain platformlarındaki bu kusurlar tespit edildiği takdirde ciddi ekonomik kayıplar yaşanabilmektedir. Sahip oldukları açıkların giderilmesi ve yeniliklerin eklenmesi için platformlar üzerinde sürekli güncelleme çalışmaları yürütülmekte, ancak özellikle Açık Blockchain platformlarının merkezi olmayan, demokratik yapısı bu güncellemelerin gerçekleştirilmesinde her bir uç noktanın birlikte hareket etmesini gerektirmekte, bir anlaşmazlık durumunda ise çatallaşma adı verilen sonuçlar doğabilmektedir.

Bazı yazılım güncelleme durumlarında ise güncelleme almayan noktalar artık mutabakat süresine dahil olamazlar. Güncelleme yapan noktaların yazdığı blokları doğrulayamaz, okuyamaz ve kopyalayamazlar. Yazılım güncellemesi yapanlar Blockchain ağında yeni bloklar eklemeye devam ederken yazılım güncellemesini yapmayanlar yeni yapıya katılamamakla beraber, eski mutabakat yapısında yeni bloklar ekleyebilirler. Böyle bir durumda eski yapıdaki noktalardan bazıları yeni yapıya geçmeme kararı alabilir. Bu durumda ister istemez birbirinden ayrılan iki tane yeni Blockchain ağı oluşur. Bu duruma Mecburi Çatallaşma (Hard Fork) adı verilmektedir .

Çatallaşma (Fork) Problemi, Blockchain Uygulamalarında zorluklar

Blockchain ağlarında tüm noktalar o ağa özel bir yazılım kullanarak ağa katılır, mutabakat yöntemi ve sürecine dahil olurlar. Bu yazılımlar sürekli olarak sistemi geliştirenler tarafından güncellenir. Bu güncellemeler genellikle ağın yeteneklerini ve imkanlarını geliştirmeye ve performansını artırmaya yönelik gerçekleşir.

Bir Blockchain ağındaki her bir nokta, ağın yerel bir kopyasına sahiptir. Bazı istisnai durumlarda yazılımda gerçekleştirilen güncellemeler sonrasında, güncelleme yapanlar ağa yeni blok eklemeye devam ederken, güncelleme yapmayanlar yeni blok ekleyemezler, ancak mutabakat sürecine dahil olabilirler (eklenen blokları doğrulayabilirler) ve akabinde bu blokları kendi zincirlerine kopyalayabilirler. Bu Blockchain ağında bir Geçici Çatallaşma (Soft Fork) durumu ortaya çıkartır.

Blockchain Uygulamaları

Blockchain Uygulamalarında yaşanabilen çatallaşma probleminin en büyük örneği “DAO Olayı” olarak adlandırılmaktadır ve 2016 yılında Ethereum Blockchain ağında gerçekleşmiştir. Gelişmiş bir akıllı sözleşme olan DAO yaklaşımı (Decentralized Autonomous Organization – Merkezi Olmayan Özerk Kurum), herhangi bir insan müdahalesi gerek kalmayacak şekilde, bir kurumun kurallarını ve karar verme mekanizmalarını bir akıllı sözleşme kapsamında tanımlayarak, çözüm sunmayı hedeflemiştir.

DAO projesi Nisan 2016 tarihinde Ethereum üzerinde çalışmak üzere tanımlanmış bir şekilde ICO gerçekleştirmiş ve 11.000 civarında kişinin katılımı ile birlikte 170 milyon dolar değerine yakın Ether (ETH) toplanmıştır. Bu toplanan kaynak, girişim sermayesi fonu olarak kullanılmak üzere DAO’nun yönetimine bırakılmıştır.

Ancak DAO’un üzerine inşa edildiği akıllı sözleşme yapısındaki bulunan açığı fark eden bir (veya bir grup) siber uzman, toplanan fonun yaklaşık 1/3’ünü kendi hesabına aktarmayı başarmıştır. Buradaki önemli nokta bu işlemin Ethereum ve DAO kurallarına aykırı davranmayarak, herhangi bir ihlal gerçekleştirmemiş olmasıdır.

Blockchain Uygulamalarında zorluklar

Bu durum sonrasında, sadece bu olaya özgü işlemlerin iptali için bir Mecburi Çatallaşma işlemi gerçekleştirilmiştir. Ancak Ethereum yapısı üzerindeki bazı kullanıcılar, ‘kurallara uygun davranan her işlem geçerli bir işlemdir’ düşüncesi ile bu değişikliği kabul etmemiştir. Bunun üzerine eski kod yapısı ile devam edenler Ethereum Classic (ETC) adını almış ve yeni kod yapısı ile devam edenler Ethereum (ETH) şeklinde yoluna devam etmiştir. Bu sebeple şu anda aynı başlangıç noktasından doğan ancak farklılaşarak yoluna devam eden iki farklı Ethereum Blockchain Ağı bulunmaktadır.

Çatallaşma örneği

Bir diğer mecburi çatallaşma örneği ise yine en popüler Blockchain ağı olan Bitcoin üzerinde yaşanmıştır. 2017 yılında Bitcoin ağındaki blokların en fazla 1 MB büyüklüğünde olması ve bu durumun ağ üzerinde kayıtların birikerek gecikmesine yol açması nedeniyle, bu sorunu çözmek isteyenler bir yazılım güncellemesi yapmış ve bu güncelleme sonrası bu noktalar, Bitcoin Cash adı ile yoluna devam etmiştir.

Aradan çok uzun bir zaman geçmeden Blockchain Uygulamalarında benzer görüşe sahip noktalar yine bir güncelleme yaparak, Bitcoin Gold ağını ortaya çıkartmıştır. Ancak orijinal Bitcoin ağı varlığını sürdürmeye devam etmektedir. İki farklı mecburi çatallaşma sonrasında orijinal Bitcoin ağı ile birlikte iki farklı türevi ortaya çıkmıştır. Bu ağlarda çatallaşma öncesine ait tüm kayıtlar birbirinin aynısı iken çatallaşma sonrasında her ağ kendi kuralları ile yeni bloklar eklemekte ve artık birbirleri ile hiçbir bağlantıları bulunmamaktadır.

Blockchain Uygulamalarında Zorluklar ve Riskler

Yorum ekle

yazmak için tıklayın